
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 294 , Yorum : 4
Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi girin
ALLAH sız dediğin sevdiğim beni benden aldı. Şu kücücük dünyamda pembe düşlerim vardı .Şimdi etrafımı kara kara bulutlar sardı Defterimde gözü yaşlı küçük bir resmin kaldı.
Adam eve döndüğünde, 5 yaşındaki oğlunu kapının önünde beklerken bulur. çocuk, babasına sorar:
- hoş geldin babacığım. sen bir saatte ne kadar para kazanıyorsun?
yorgun gelen adam sertçe cevap verir:
- bu senin işin değil!
- babacığım lütfen.
- ne olacak? 20 dolar...
- peki bana 10 dolar borç verir misin?
adam iyice sinirlenip bağırır:
Önüm arkam sağım solum, simsiyah…Yürüyorum boylu boyunca…
Bir şey var gece de …
Yıldızlarına tutunduğum gökyüzü ağlıyor sanki…
Rabbim
Bir insan koy kalbime
Ama o insan senin de
sevdigin olsun
Ve bana öyle bir insan sevdir ki
O insanin kalbi Seninle sevisen bir mabed olsun.
Beni öyle bir insanla bulustur ki benden önce
Onunla bulusmus olan sen olasin
Başımda bir deli rüzgar alır beni savurur işte o an dudağımdan bir feryattır duyulur ,bu karanlık sokaklar benden sorulur. Benden yanımda yanlızlıklar bırde hayalımde sen, hergun böyleyım işte ben mahkum ,aşk kelepçe, göz yaşlarım dinmez inan ,sen bana dönmedikçe ...
Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...
Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğine Toroslar"dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim...
Cemâline sığındım haşmet i celâlinden
Sana meftun gönlümü fani sevdadan koru
Nar ı hicranla yandım memnu aşk melâlinden
Son olsun kainatın ulu imparatoru
Şahadet ederim ki tek ALLAH sın ilâh yok
Son resulün Muhammet, cevaplandı ilk soru
Kabir azabı verme, sevap cüz i, günah çok
Gaffarsın kainatın ulu imparatoru
Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde
Cümle düşmanlarımı affettim
Yediğim meyvalardan
Kokladığım çiçeklerden af diliyorum
Yerde yürürken gördüğüm
Sebepsiz kanına girdiğim
Zevk için öldürdüğüm
Ya aşka?
Kaybetmeyi kabullenebilir misin?
Ya da kabullendiklerini sever misin?
Anlatabilir misin hiç gitmediğin bir ormanı?
Hatırlayabilir misin her gözyaşının sebebini?
Bilir misin unutmayı?
Ya da sonra tekrar hatırlamayı?
Katlanabilir misin sessizliğe?
Ya kimsesizliğe?
Vaktiyle bir padişah, ellerindeki esirlerden birini, diğer esirleri kışkırtıyor, isyana teşvik ediyor, diye cezalandırmak ister. Bu tür suçların cezası da idamdı.
Esir bunu bildiği için, “Ölümden öte yol yoktur” felsefesiyle, kendi dilinde padişaha sövüp saydı, iyice içini döker…
Padişah esirin dilinden anlayan bir vezire,
“Neler söylüyor bu adam?” diye sorar?
Vaktiyle bulunduğu küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılışlı genç bir adam, bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek iş bulup çalışmaya, kendine yeni bir
Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanıp yola koyuldu Genç adam bu yolculuğu sırasında yorum ve açıklaması kendisi için imkânsız olan bir takım olaylarla karşılaştır.
Sormuşlar bir bilgine: HAYAT ne? Diye
Demiş bilgin; iki yönlü bir yol
devam eder bilinmeze.
Sen görmemezlikten gelsen de
vardır bir yoldaş her köşesinde
Bazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştan
bazen de aşarsın dertleri
sanki uçuyormuş gibi inerek buradan.
Sevdigim ellerde nazın çekilmez,
Olur ya usanıp bıkarlarsa dön.
Sohbetin dinlenmez kahrın çekilmez,
Olur ya gönlünü yıkarlarsa dön.
Yalan sözlerine inandıkların;
Riyakar yüzüne aldandıkların;
Birgün terk ederse dost sandıkların,
O tatlı canını sıkarlarsa dön
Yakışmıyor cepheyi terk edişin,
Mert dayanır, namert kaçar sevdiğim.
Fazla sürmez hatanı fark edişin,
Hasret eken , hüsran biçer sevdiğim.
Adet ettin aşk dersini asmayı,
Hüner saydın sırra kadem basmayı,
Yetti artık çok denedim susmayı,
İsyan eden bayrak açar sevdiğim