Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 300 , Yorum : 4

<< İlk  << Geri  [1] / [2] İleri >> Son >>
 

* Önce kendinizi tanıyın, duygularınızın farkında olun.

* Eşinizi anlayabilmek için gayret edin, sürekli anlaşılmak için beklemeyin.

* Artık evlendiğinizi, yetişkin olduğunuzu, bazı yeni sorumluluklar yüklendiğinizi kabul edin.

Devamı >>

 

Peygamber Efendimiz (sas) şefkat kahramanıdır. Aile içi anlaşmazlıklarda hiçbir zaman şiddet yolunu öğütlememiştir.

Kur’an-ı Kerim’in ilk müfessiri ve yorumcusu Peygamberimiz (sas)’dir. Kur’an’da geçen emirleri O’ndan daha doğru ve net şekilde anlayan birini düşünmek mümkün değildir.

Devamı >>

 

Her evlilikte birtakım sıkıntılar yaşanabilir.
Eşlerin birbirlerini tanımaları ve uyum sağlamaları esnasında bazı pürüzler olabilir. Sevginin yıpranmaması ve mutluluğun zedelenmemesi için dikkat edilmesi gereken husus; bu sıkıntıları probleme dönüştürmeden aşmaktır

Devamı >>

 

Evliliklerde en önemli şey, kişiyi gerçekten ne rahatsız ediyorsa bunu tespit edip sorunu çözmeye çalışmaktır. Ancak bunun için de, öncelikle kişinin kendini tanıması, kendinin farkında olması gerekiyor

Devamı >>

 

Eşinizin geç kalacağını haber vermeden akşam vakti sizi bekletmesine üzüldünüz, hatta merak ettiniz. Geldiğinde öfkeyle karşıladınız ve gerçek sebebi öğrenmeden önce kendinize göre tahminleri sıralamaya başladınız. O da size ters ifadelerle karşılık verdi. İyi bir tartışma sebebi değil mi? Veya hasta olduğunuz bir gün eşinizden size bakmasını, bir şeyi yapmayı unutmanızı anlayışla karşılamasını bekliyordunuz ama olmadı. Hatanızı yüzünüze vurup utandırdı. Siz de ona öfkeyle karşılık verip tartıştınız.

Devamı >>

 

ALLAH"A samimi bir kul olmak, zorlamayla olacak bir şey değildir. Kulluk yaşanacak bir haldir. Böyle olduğu için de, belli adımların sonunda belli sonuçlar cinsinden kalıplara uymaz. Çocuğun dindar olması için anne baba olarak bizim yapabileceklerimizden bazıları şunlar olabilir:Evvela, bunu ciddi olarak istemeli ve bu konuda kararlı olmalıyız. Şimşek ışığında yol alınmadığı gibi, bu arzu da geçici heveslerle olacak bir şey değildir.

Çocuk büyütmekle, çocuk yetiştirmenin arasındaki farkı iyi anlamalıyız. Çocuk yetiştirmenin, bilinçli bir süreci ve bu süreçteki kararlı çabaları gerektirdiğini bilmeliyiz.
Daha sonra da kesinlikle şuurunda olmalıyız ki, dindar olmanın özü özeti Allah"ı sevmektir. İnsan sevdiğine yaklaşır, sevdiğinin yolundan gider. Çocuğa Allah"ı sevdirmeliyiz; sevdikten sonra gerisini çocuk da getirebilir. Yoksa ezbercilikle dindar olunmaz. Dinden haberdar olmak başka, dindar olmak başkadır.

Devamı >>

 

Zamanın birinde bigelin kaynana varmış maddi ve manevi durumlardan dolayı birlikte yaşamaları lazımmış gel gelelim ikiside birbirinden hoşlanmazmış zaman geçtikte kavgalar huzursuzluklar artmış..gelinin birgün sabrı taşmış babasının arkadaşı olan bi aktara gitmiş ona zehir istemiş adam azbiraz muhterem bir insanmış kadın durumu anlatmış o ölmeden eşimle bize huzur yok demiş adam iyi düşündünmü sonra pişman olma demiş kadın eminim demiş bu son çarem demiş .

Devamı >>

 

Evlilikteki sorunlar ve eşler arasındaki uyumsuzlukların nedenleri hiç şüphesiz her iki taraf içinde geçerlidir. Bazen erkek eşine karşı bir takım yanlışlar yapar ve aynı şekilde bazen de bayanlar kocasını üzecek ve Onun agresif, sorumsuz, sevgisini gösteremeyen biri olmasına sebebiyet verir.

Çoğu zaman büyük kavgalar küçük şeylerden başlar. Eğer kadınlar eşlerine nasıl davranacaklarını bilseler ve kendileri için önemsiz fakat eşleri için çok önemli olan bazı noktalara dikkat etseler, kesinlikle birçok sorun da hallolacaktır. Evlilikte mutluluk ve sevgi için kadınların eşleri için yapmaları gereken bazı önemli tavsiyeler şunlardır:

Devamı >>

 

Çocuk eğitimi konusunda hiç yardımcı olmuyorlar.
-Eşlerine karşı nazik ve kibar davranmıyorlar
-Teşekkür ederim,rica ederim,lütfen,seni seviyorum...Bu gibi kelimeleri bilmiyorlar.
-Ev işlerinde hanımlarına hiç yardımcı olmuyorlar.Oturup sohbet etmiyorlar.
-Otoriter, kaba ve hoyrat davranıyorlar.
10-
Evlenecek kişilerin evlilik öncesi, müşterek bir çocuk eğitim stratejisine sahip olmaları gerekir.Devamlı cezadan yana bir babanın, aşırı müsamahakar bir annenin elinde dünyaya gelen bir çocuk, dünyanın en talihsiz insanıdır.
Bizim, kara cehalete ve kör taassuba ödediğimiz faturayı, emin olun kurtuluş savaşında ve Çanakkale savaşında ödemedik.Cehaletin bedeli o kadar korkunç ki... u Teala bizleri bilen ve bildiklerini yapabilen kullarından eylesin. AMİN, AMİN, AMİN.

Devamı >>

 

Eşlerine karşı süslenmiyorlar, Düğünlere ve sokağa çıkarken en güzel şekilde süsleniyorlar.
-Cinsel cazibelerini korumak için gayret göstermiyorlar.Beylerin birinci sevgi dilinin fiziksel birliktelik olduğunu görmezden geliyorlar.Bu konuda isteksiz ve baştan savma davranıyorlar.Cinselliğin bir ibadet türü olduğunu bilmiyorlar.Cinselliğe aktif şekilde katılmıyorlar.

Devamı >>

 

1-Evlilik kötü bir hayatı düzetmez, düzeltilmiş bir hayatla güzel bir evlilik yapılır. Kişi kendisiyle barışmış bir şekilde evliliğe adımını atmalıdır.Dış iletişimin güzel ve sağlıklı işlemesi için, iç iletişimin sağlıklı bir şekilde kurulması şarttır.
2-Evlilik müessesesi DARÜLACEZE değildir. Bitmemiş işlerin halledileceği bitmemiş işler çöplüğü, değildir.Kişiler, sonuçları itibarıyla kendisini ilgilendiren her türlü; Psikolojik, ekonomik, cinsel, dini ve hukuki problemlerini evlilikte çözmeyi asla düşünmemelidir.Bunları, önceden bir birey bilinci ve sorumluluğu içinde çözmelidir.Aksi halde sizin ihmal ettiğiniz işler, sizi imha eder.Bitmemiş işler biriktirilirse, sizi bitirir.
3-Taraflar bağımlı olarak değil, bir birey olarak evliliğe adımını atmalıdır.Birilerini sırtlamak için birilerinin sırtından inmek şarttır.BAĞIMLILIĞI,yetersizliği,kendine her yönden yetmemeyi BAĞLILIK olarak görme anlayışını yıkmalıyız artık.
4-Ait olma, birey olma dengesinin iyi kurulması lazımdır.Her birey uzun yolculukta yol boyunca gerekli olan donanımların bulunduğu sırt çantasını kendi taşımalıdır.
5- Her birey,evlilik müessesesinin kişilere göre değişmeyen asgari müştereklerini iyi bilmelidir. Evliliğin rolüne yüklediği:
-dini sorumlulukları
-hukuki sorumlulukları
-iktisadi sorumlulukları
-cinsel sorumlulukları
-psikolojik sorumlulukları, iyi bilmeli ve yapabilecek güçte olmalıdır.

Devamı >>

 

Kalabalık bir aileyiz Kayınlarımla aynı evde oturuyoruz. Bu durumda onlarla beraber oturabilir ve beraber yemek yiyebilir miyim? Ya da nasıl davranmalıyım?

İmkân varsa her çiftin ayrı evi olacaktır. Tek evde kalma zorunluluğu varsa, her çiftin en azından yatma yeri müstakil olacak, beraber oturmalarda tesettüre ve konuşmalara azami dikkat edilecektir.

Devamı >>

 

Nikah merasimi tertip etmek maksadıyla bir araya gelip şenlik etmekte beis yoktur. Hatta nikahı şenlik ile ilan etmek sünnettir.

Devamı >>

 

Masada yemek yeme, koltukta oturma ve benzeri mobilyalar kullanmanın hükmü nedir?

Övünme, kibir ve iftihar için olmadıkça mubahtır, sakıncası yoktur. Ancak Allah Rasûllü gibi sade yaşayıp yerde oturmak ve yerde yemek yemek müstehaptır ve bu gayeyle yapılırsa sevaptır, fazilettir. Ancak bazı mubahların zamanla ilgili olduğunu da bilmek gerekir.

Devamı >>

 

Kişinin kayınpederine "baba"; kayınvalidisine "anne" demesinin mahzuru var mıdır?

Bu durum ya çok önemli olmadığı ya da Türklerin örfüne has bir keyfiyet olduğu için fıkıh kitaplarımızda yer almaz. Biz bu konudaki Islâmî edebi, bilinenlerden hareketle öğrenebiliriz. Önce Kur"ân-ı Kerim"de kişinin kayınpederine "baba", kayınvalidesine "anne" demesini isteyen bir âyet-i kerime yoktur. Hadislerde de böyle bir şey bilmiyoruz. Rasûlüllah Efendimizin (s.a.v.) kendisinin Ebûbekir ve Ömer Efendilerimize (ki, onun kâyinpederi idiler) "baba" diye hitap ettiği vaki olmadığı gibi, kendi damadı olan Osman ve Ali Efendilerimizin de ona "baba" dedikleri bilinmemektedir. Onlarla alâkalı Hadislerde hep "Ey Allah"ın Rasûlü" dediklerine şahit oluyoruz Rasûlullah"ın hanımları, "mü"minlerin anneleri" (Ahzâb (33) 6) olduğu gibi, kendisi de mü"minlerin manen Babası olduğundan onun, kendi eşlerinin babalarına "baba" demesi uygun olmazdı, diye düşünülebilir ama, kendi damatlarının ona "baba" demelerinin bir değil iki sebebi bulunmâsına rağmen, dememiş olmaları bize, kayınpedere "baba" denmeyeceğine dair ışık tutar. Ayrıca Ahzâb sûresindeki iki âyet-i kerime ile Müslim"deki iki hadîs-i şerif de ibareleriyle olmasa dahi işaretleriyle bize bunu anlatırlar

Devamı >>

Yan Bloklar

Footer