
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 300 , Yorum : 4
Bir yarış bu,
Değil mi hocam?
Bir yarış
Ve
En çok doğruyu işaretyleyenin
Kazandığı,
Diğerlerininse
Hayatı boyunca sürünmeye mâhkum olduğu
Ne adaletsiz bir yarış bu,
Değil mi hocam?
Sormuşlar bir bilgine: HAYAT ne? Diye
Demiş bilgin; iki yönlü bir yol
devam eder bilinmeze.
Sen görmemezlikten gelsen de
vardır bir yoldaş her köşesinde
Bazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştan
bazen de aşarsın dertleri
sanki uçuyormuş gibi inerek buradan.
GÜN GİDENDE AY GELENDE GEL OĞLUM CİHAN YANAR SEN GÜLENDE GÜL OĞLUM BİR YOL VARDIR HAK YOLUDUR BUL OĞLUM YERİ BİLMEKGÖĞÜ BİMEK BİL OĞLUM ÇABUK BÜYÜ ÇABUK YETİŞ TEZ OĞLUM ÇAKAL GEZEN ŞU DAĞLARDA GEZ OĞLUM VATANINA GÖZ DİKENİ EZ OĞLUM DOSTUN KİM DÜŞMANIN KİM BİL OĞLUM TARİHİNİ ŞEREFİNLE YAZ OĞLUM SENDEN GİDER SONSUZLUĞA YOL OĞLUM
aşık olmadan bi düşün
evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu
fark edeceksin...
sokağa fırlayacaksın...
sokaklar da dar gelecek...
tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...
ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl
gökyüzü...
İnsan 5 yaşına gelmeden anlıyor; açlığın öldürdüğünü, soğuğun dondurduğunu, ateşin yaktığını...
Sevgisizliğin insanın canını acıttığını...
Duyguları, nesneleri, kişileri, çevresini tanıyor.
Her şey ona çok büyük görünüyor:
Ev, masa, anne, baba...
Erkekler şaraba benzer,Geçen yıllar kötülerini eskitir iyilerini olgunlaştırır."
CİCERO
"Sevmek karşılığında sevilmeme riskini göze almaktır."
LEO BUSCAGLİA
"Hakları ve zevkleri ellerinden alınan gençler,onların yerine gizli ve tehlikeli olanları koyarlar."
J.J ROUSSEAU
Neden
hep, en çok sevdiklerimiz, aynı zamanda en çok incittiklerimiz olur?
...
Neden
hep borçlu olduklarımız, borçlu kalacaklarımız, üzerimizde hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz hakları olanlar, bize en çok değer verenler arasından çıkar?
...
Hayat
Bir yaşam öyküsüne katlanamayacak kadar uzun!
Bir gülümseyişe,bir kıpırdanışa,bir dokunuşa vakit ayıramayacak kadar kısa!
Hayat
Gerçekleri sırtlayıp taşıyamayacak kadar ağır.
Bir kuşun kanadına konupta ona bile hissettirmeden uçabilecek kadar hafif!
HAYATI KOLAYLAŞTIRMANIN 100 YOLU
ENDİŞE SALLANAN BİR SANDALYE DE SALLANMAK GİBİDİR.
Bugün aslında yapmayacağın bir şeyi yapar mısın?Sırf bu yazıyı okuduğun için…
O halde;
Bugün çocuklarının en sevdiği yemeği yap mesela.Bırak, bu gece televizyon izlemek istiyorlarsa erken uyumasınlar.Kocana, biraz daha fırsat ver kendi hayatını yaşayabilmesi için. Mesela yarın akşamki maça gitmesinde ne gibi bir mahsur var?Stada girmek için aşması geren ilk turnike senin söylenmelerin olmasın…
Bir kadın, evinden dışarı çıkar ve uzun beyaz sakallı 3 tane yaşlı adamın evinin önünde oturduklarını görür. Onları tanımaz.
- "Ben sizi tanımıyorum ama aç olmalısınız" der.
- "Lütfen içeriye gelin ve birşeyler yiyin."
- "Evin erkeği içerde mi?" diye sorarlar adamlar.
- "Hayır" der kadın. "O dışarıda."
- "Öyleyse içeri gelemeyiz" diye cevap verirler.
Akşam olup kadının kocası eve geldiğinde, kadın başından geçenleri kocasına anlatır.
Delikanli yillar sonra dogdugu kasabaya döner.Sabah uyandiginda aklina yillar önce evlenmek istedigi,kasabanin güzel kizi gelir.Kizin güzelligi cevre kasaba ve sehirlerde bile dillerdedir ve kimler istediyse kiz bir türlü olumlu yanit vermemistir.Otelden cikar ve gördügü yasli adama kizi sorar.Yasli adam az ilerde güzel bahce icinde bir ev gösterir, kizin orada oturdugunu söyler.Delikanli merak eder,kizin nasil biriyle evlendigini.Bir kösede beklemeye baslar,bir müddet sonra yaslica kel pek te hos görünmeyen bir adami yolcu eder kiz kapidan...Üstelik zengin bir adam da degildir....
Günlerden bir gün zengin bir baba ailesi ve oğlunu köye götürdü.
Bu yolculuğun tek amacı vardı;
insanlarin ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek.
Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler.
Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sordu;
Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa
Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı.
Adamın biri,bir çocuğa elma vermiş.Çocuk çok sevinmiş.Bir elma daha vermiş.Çocuk daha sevinmiş.Bir elma daha verince çocuk sevinçten deliye dönmüş.Ve bir elma daha verince ,çocuk dört elmayı elinde zaptedememiş,sonuncusunu düşürmüş yere...