
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 300 , Yorum : 4
Vaktiyle bir padişah, ellerindeki esirlerden birini, diğer esirleri kışkırtıyor, isyana teşvik ediyor, diye cezalandırmak ister. Bu tür suçların cezası da idamdı.
Esir bunu bildiği için, “Ölümden öte yol yoktur” felsefesiyle, kendi dilinde padişaha sövüp saydı, iyice içini döker…
Padişah esirin dilinden anlayan bir vezire,
“Neler söylüyor bu adam?” diye sorar?
Vaktiyle bulunduğu küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılışlı genç bir adam, bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek iş bulup çalışmaya, kendine yeni bir
Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanıp yola koyuldu Genç adam bu yolculuğu sırasında yorum ve açıklaması kendisi için imkânsız olan bir takım olaylarla karşılaştır.
Sormuşlar bir bilgine: HAYAT ne? Diye
Demiş bilgin; iki yönlü bir yol
devam eder bilinmeze.
Sen görmemezlikten gelsen de
vardır bir yoldaş her köşesinde
Bazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştan
bazen de aşarsın dertleri
sanki uçuyormuş gibi inerek buradan.
Sevdigim ellerde nazın çekilmez,
Olur ya usanıp bıkarlarsa dön.
Sohbetin dinlenmez kahrın çekilmez,
Olur ya gönlünü yıkarlarsa dön.
Yalan sözlerine inandıkların;
Riyakar yüzüne aldandıkların;
Birgün terk ederse dost sandıkların,
O tatlı canını sıkarlarsa dön
Yakışmıyor cepheyi terk edişin,
Mert dayanır, namert kaçar sevdiğim.
Fazla sürmez hatanı fark edişin,
Hasret eken , hüsran biçer sevdiğim.
Adet ettin aşk dersini asmayı,
Hüner saydın sırra kadem basmayı,
Yetti artık çok denedim susmayı,
İsyan eden bayrak açar sevdiğim
Hep aynı .!!!!aynı be.!!!! ayrılıklar..
Her aşk kendine göre aşk ama her ayrılık aynı..
Her ayrılık gözyaşı , her ayrılık pişmanlık dolu..
O kapıdan çıkarken, gözlerinden ateş saçarken, gözün sevdiğini görmezken,
Ne kadar da cesursun değil mi?
Peki, sağ adımını attıktan, peşinden de sol adımı sürüklediğinde, ne oluyor?
Neden içine bir kor düşüyor?
Midenden gelen ateş topu, ta gözlerine, oradan gözyaşlarına ve tuzu ile dudaklarına varıyor.
Hiç düşündün mü neden her ayrılık haklı?
Neden hepsi içinde haksız? Geçer..
YAREN
Akan suyun giden zamanın çekilen âhın,
Ardından bakma yaren geçti artık.
Güzel bir gecenin sabahında görülen rüyanın,
Hayalini kurma yaren geçti artık.
GÜN GİDENDE AY GELENDE GEL OĞLUM CİHAN YANAR SEN GÜLENDE GÜL OĞLUM BİR YOL VARDIR HAK YOLUDUR BUL OĞLUM YERİ BİLMEKGÖĞÜ BİMEK BİL OĞLUM ÇABUK BÜYÜ ÇABUK YETİŞ TEZ OĞLUM ÇAKAL GEZEN ŞU DAĞLARDA GEZ OĞLUM VATANINA GÖZ DİKENİ EZ OĞLUM DOSTUN KİM DÜŞMANIN KİM BİL OĞLUM TARİHİNİ ŞEREFİNLE YAZ OĞLUM SENDEN GİDER SONSUZLUĞA YOL OĞLUM
hani, diyorum da, insanın gerçekten mükemmel bir dostu olsa...
"ona", şöyle, içine sindire sindire, kocaman bir sarılsa... ne iyi olur değil mi? dostunuz! dostunuz var mı? kadın ya da erkek! hiç fark etmez. gerçek dostun cinsiyeti olmaz. paylaştığınız birileri var mı? var ise mesele yok.
yoksa gidin bulun hemen! sırlarınızı paylaştığınız. özlediğinizi açık yüreklilikle söylediğiniz. "canım benim! dediğiniz... telefonda bile saatlerce konuştuğunuz, sıcacık biri... "o"nu görmediğinizde yüreğinizin "pıt-pıt" attığını hissettiğiniz, bir dostunuz var mı? dert ortağı, sohbetlerinizi paylaştığınız, yalnızlığınızı anlattığınız, sevincinizi hisseden biri... yalnız kaldığınızı düşündüğünüz de, birilerine öfkelendiğinizde, sevdiklerinizi özlediğinizde, hayal kurduğunuzda yanınızda o var mı? sizi hiç yalnız bırakmayan biri... cesur, sempatik, azimli, kararlı, arayan, soran,"seni özlüyorum" diyen biri. böyle bir canlı ile her şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz. yanıltmaz! anlayışla karşılar her şeyi... hataları, günahları-sevapları, her bir şeyi konuşabilirsiniz onunla... hiç yalnız kalmazsınız nitekim... böyle bir dost bulmak için fazla bir arayış içinde olmanıza gerek yoktur. o kendiliğinden çıka gelir zaten. (elektrik olayı) bir gün bir bakarsınız karşınızda…
aşık olmadan bi düşün
evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu
fark edeceksin...
sokağa fırlayacaksın...
sokaklar da dar gelecek...
tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...
ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl
gökyüzü...
çok zaman önceydi.o kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu.
insanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı.
bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı.
derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan.
bir parçasına dün dedi, diğer parcasına bugün, öteki parçasına da yarın....
sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu.
dünü düsünüp pişman oldu, yarını düşünüp telaşlandı;
İnsan 5 yaşına gelmeden anlıyor; açlığın öldürdüğünü, soğuğun dondurduğunu, ateşin yaktığını...
Sevgisizliğin insanın canını acıttığını...
Duyguları, nesneleri, kişileri, çevresini tanıyor.
Her şey ona çok büyük görünüyor:
Ev, masa, anne, baba...
Erkekler şaraba benzer,Geçen yıllar kötülerini eskitir iyilerini olgunlaştırır."
CİCERO
"Sevmek karşılığında sevilmeme riskini göze almaktır."
LEO BUSCAGLİA
"Hakları ve zevkleri ellerinden alınan gençler,onların yerine gizli ve tehlikeli olanları koyarlar."
J.J ROUSSEAU